Kulak kiri ile teşhis mümkün mü?

Bilim insanları kulak kirinin diyabet, kanser ve nörolojik hastalıkların teşhisinde kullanılabileceğini ortaya koydu. "Cerumenogram" adı verilen test yöntemi, kulak kirini metabolik bir arşiv olarak kullanarak erken tanı imkanı sunuyor.

Kulak kiri ile teşhis mümkün mü?

Kulak kiri sağlığınızı ele veriyor olabilir: Yeni tanı aracı mı geliyor?

BİLGE DOKTOR / İSTANBUL

Kanser, diyabet ve nörolojik hastalıklar kulak kirinden teşhis edilebilir mi? Bilim dünyası bu ilginç maddeye yeni gözle bakıyor

Kulak kiri pek çoğumuz için rahatsız edici ve önemsiz bir detay gibi görünse de, bilim insanları bu mumsu maddenin ciddi hastalıkların teşhisinde devrim yaratabileceğini keşfetmeye başladı. Serumen adı verilen kulak kiri; kulak kanalındaki bezlerden salgılanan yağ ve proteinlerin, ölü deri hücreleriyle birleşmesi sonucu oluşuyor. Ancak işlevi sadece koruma sağlamak değil. Araştırmalar, kulak kirinin bir kişinin genetik yapısı, metabolik durumu ve hastalık geçmişi hakkında çok daha fazla bilgi barındırdığını ortaya koyuyor.

Islak ya da kuru: Genetik izler ve sağlık ipuçları

Kulak kirinin yapısı doğrudan genetikle ilgili. Avrupa ve Afrika kökenliler genellikle sarı-turuncu ve yapışkan “ıslak” kulak kirine sahipken, Doğu Asya kökenlilerin büyük kısmı gri ve “kuru” tipe sahip. Bu fark, ABCC11 adlı bir gen tarafından kontrol ediliyor. Aynı gen koltuk altı kokusunu da etkiliyor. Bu genetik farklılık, sağlıkla olan ilişkilere dair ipuçları da sunuyor.

1970’li yıllardan bu yana yapılan bazı çalışmalarda, ıslak kulak kirine sahip kadınların meme kanserinden ölüm oranlarının daha yüksek olduğu gözlemlenmişti. Ancak bu bulgular evrensel olarak kabul edilmedi. Buna rağmen Japonya’da yapılan araştırmalar, meme kanseri olan kadınların çoğunlukla ıslak kulak kirine sahip olduğunu gösterdi.

Kulak kiri ile teşhis mümkün mü?

Asıl dikkat çekici gelişmeler son yıllarda yaşanıyor. Louisiana Eyalet Üniversitesi’nden bilim insanları, kulak kirinde diyabet ve Covid-19 gibi hastalıkların izlerine rastlandığını açıkladı. Özellikle tip 1 ve tip 2 diyabet gibi metabolik rahatsızlıkların kimyasal işaretlerinin, kulak kirinde kalıcı olarak kaydedildiği tespit edildi.

Benzer şekilde, nadir görülen akçaağaç şurubu idrar hastalığı (MSUD) gibi bazı genetik bozukluklar da kulak kirinde tanımlanabilen moleküller sayesinde fark edilebiliyor. Bu bulgular, teşhis sürecini hızlandırabilir ve özellikle yeni doğanlarda kritik fark yaratabilir.

Yeni bir tıbbi test doğuyor: Cerumenogram

Brezilya’daki Goiás Federal Üniversitesi’nden kimyager Nelson Antoniosi Filho, “cerumenogram” adını verdiği test yöntemiyle kulak kirinden kanser tespitinin mümkün olduğunu gösterdi. 2019’da lenfoma ve lösemi hastalarının kulak kirinde 27 farklı molekül tespit edildi ve bu moleküller sayesinde hastalık yüzde 100 doğrulukla ayırt edildi.

Bu yöntem henüz yaygın klinik uygulamada değil ancak Amaral Carvalho Hastanesi cerumenogram testini tanı ve tedavi sürecini izlemek için kullanmaya başladı. Bu testin yaygınlaşması halinde, erken evre kanser teşhislerinde önemli bir araç haline gelmesi bekleniyor.

Neden kulak kiri? Çünkü metabolik hafıza içeriyor

Kulak kirinin bu kadar değerli olmasının temel sebebi metabolik geçmişi yansıtıyor olması. Kan ve idrar gibi vücut sıvıları anlık durumu gösterirken, kulak kiri zaman içinde birikiyor ve vücutta oluşan değişikliklerin “arşivini” tutuyor. Bu özelliği sayesinde Alzheimer, Parkinson ve Ménière hastalığı gibi teşhisi zor hastalıklarda umut vadediyor.

ABD’li çevre kimyacısı Rabi Ann Musah, Ménière hastalığı olan bireylerde kulak kirinde belirli yağ asitlerinin azaldığını tespit ettiklerini söylüyor. Bu verilerle evde uygulanabilecek test kitleri geliştirme hedefinde olduklarını da belirtiyor.

Rutin test haline gelebilir mi?

Manchester Üniversitesi’nden Prof. Perdita Barran’a göre, kulak kiri yağ bazlı yapısıyla kan testlerinin yakalayamadığı birçok kimyasal değişimi yakalayabilir. Özellikle yağ metabolizmasıyla ilgili rahatsızlıklarda bu tür bir testin klinik değeri yüksek olabilir.

Bilim insanları kulak kirinin bir gün tıpkı kan veya idrar gibi hastanelerde düzenli analiz edilen bir biyolojik örnek haline geleceğine inanıyor. Henüz erken evrede olsa da, cerumenin tıbbi potansiyeli bilimsel dünyada heyecan yaratmaya devam ediyor.

www.bilgedoktor.com

Kaynak: BBC TÜRKÇE