İzmir Central Hospital’da Güven Krizi: Şikayetler Artıyor, Hastalar Çözüm Bekliyor
İzmir Central Hospital hakkında artan hasta şikayetleri; yanlış teşhis, faturasız ödeme, hijyen eksikliği ve ilgisiz personel gibi temel sorunları gözler önüne seriyor. Sağlıkta güvenin yeniden tesisi için sistemsel değişim şart.
İzmir Central Hospital’da Güven Krizi: Şikayetler Artıyor, Hastalar Çözüm Bekliyor
BİLGE DOKTOR / İSTANBUL
Özel Hastane Olmasına Rağmen Kamu Standartlarının Altında mı?
İzmir Bayraklı’da faaliyet gösteren BatıAnadolu Central Hospital, son dönemde gelen hasta şikayetleriyle sağlık hizmetlerinde kalite, etik ve güvenilirlik konularını yeniden gündeme taşıdı. “Özel hastane” adı altında hizmet veren kurum, hem tıbbi süreçlerde yaşanan ihmaller hem de hasta ilişkilerinde ortaya çıkan etik dışı uygulamalar nedeniyle kamuoyunda tartışmalara yol açıyor. Kayıtlara geçen 60'tan fazla şikayet, hem bireysel hem de sistemsel sorunların varlığına işaret ediyor.
Yanlış Teşhis, Hatalı Reçeteler ve İlgisiz Hekim Yaklaşımı
Son dönemde yaşanan olaylardan biri, Oğuzhan isimli bir hastanın deneyimiyle gündeme geldi. Hekim tarafından reçetesi yanlış yazılan hasta, geçirdiği operasyon sonrası ilaçlarını kullanamadı. Yeniden muayene olması gerektiği belirtilen hasta, bu sürecin tamamen yeni bir ücret karşılığı yürütülmek istendiğini belirtti. Sağlık hizmetlerinin parayla değil, sorumlulukla yönetilmesi gerektiğini belirten Oğuzhan, bu durumun bir “ticari kurgu”ya dönüştüğünü ifade etti.
Işılay isimli başka bir hasta ise, influenza şüphesiyle başvurduğu hastanede belirtilerini belirtmesine rağmen KBB uzmanı tarafından ciddiye alınmadığını, test yapılmadan antibiyotik reçetesi verildiğini ifade etti. Teşhisin yanlışlığı günler sonra anlaşıldı, ancak hasta bu süreçte hem zaman hem de sağlık kaybına uğradı.
Nakit Ödeme Zorunluluğu ve Faturasız İşlem İddiaları
Bir başka dikkat çekici şikâyet, Elif isimli hasta yakını tarafından dile getirildi. Anjiyo işlemi için getirilen hastadan yalnızca nakit ödeme alındığı, bunun da faturalandırılamayacağı belirtildi. Bu durumun yasa dışı olduğunu ifade eden hasta yakını, hastane yönetimi tarafından kendilerine “fatura istenirse anlaşmaların bozulacağı” yönünde ifadelerle caydırıldığını belirtti. Bu tür uygulamalar yalnızca hasta güvenliğini değil, aynı zamanda sağlık sisteminin şeffaflığını da tehdit ediyor.
Yoğun Bakımda Ciddi İhmaller: Hayati Riskler Tartışılıyor
Yoğun bakımda yaşanan olaylar da tepkilere neden oluyor. Günay isimli hasta yakını, Ege Üniversitesi’nden sevkle Central Hospital’a getirilen hastasının yoğun bakımda entübe edildiğini, ardından burnundan kanama meydana geldiğini ve doktorlar tarafından “adrenalin iğne” ile müdahale edilerek tampon uygulandığını ifade etti. Uygulamanın ardından hastanın durumunun daha da kötüleştiğini belirten hasta yakını, hastane yönetiminden herhangi bir açıklama ya da özür alamadıklarını da ekledi.
Fiziksel Koşullar ve Hijyen Yetersizliği Göz Ardı Edilemez
Özel bir sağlık kuruluşundan beklenen yüksek standartlar, hastane fiziki yapısında da karşılığını bulmuyor. Semra isimli bir hasta, hastaneye adım attığında “burası bir sağlık kurumu mu?” diye düşündüğünü ifade ederek; duvarların boyalarının döküldüğü, yerlerin kırık olduğu ve çöp kovalarının açıkta bırakıldığı bir ortamla karşılaştığını dile getirdi. Doktor odalarının hijyenik olmaması ve genel düzen eksikliği, hasta güvenliğini doğrudan tehdit eden unsurlar arasında.
İletişim Sorunları ve Personel Tutumları
Central Hospital'a yönelik şikayetlerin bir diğer ortak noktası da iletişim eksikliği ve personelin hasta yakınlarına karşı takındığı sert üslup. Özellikle bilgi işlem ve sigorta biriminde görev yapan personelin, hastalara karşı agresif ve küçümseyici davranışlarda bulunduğu iddia ediliyor. Bu durum, zaten stresli olan hasta ve yakınlarının daha da yıpranmasına neden oluyor.
Özel Hastane Olmak Ne Anlama Geliyor?
Central Hospital’a yöneltilen eleştiriler, sağlık sektöründe “özel” ibaresinin her zaman kaliteli hizmet anlamına gelmediğini gösteriyor. Sağlık hizmeti, yalnızca tıbbi uygulamalarla değil; etik anlayış, iletişim dili, finansal şeffaflık ve hasta güvenliğiyle bir bütün olarak değerlendirilmek zorunda. İzmir’in merkezinde yer alan bu kurumun, artan şikayetler karşısında nasıl bir iyileştirme politikası izleyeceği ise merak konusu.













